FETHİYE LİONS KULÜBÜ DERNEĞİ



FETHİYE LIONS CLUB



Hizmet Ediyoruz - We Serve

Hizmet Ediyoruz - We Serve
Şiddetsiz İletişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiddetsiz İletişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Basın Bülteni: Lions Uluslararası Barış Afişi Yarışması - 4 Mayıs 2011

Fethiye Lions Kulübü Derneğimiz 203 ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Lions Dernekleri Federasyonu’nun bir üyesidir. Lions Dernekleri 23 yıldır düzenledikleri “Barış Afişi” yarışmasına yıllardır Fethiye, Göcek ve yöremizdeki okullarımız hep ilgi göstermiş ve başarılı dereceler almışlardır.

Bu yıl Fethiye’den yarışmaya katılan yüzü aşkın öğrencimiz yöremizi temsil ettiler.

Mustafa Karslıoğlu İlköğretim Okulu’ndan İrem Aydoğan Lions Barış Afişi Yarışması Ege-Akdeniz Bölgesi 3.cüsü olarak büyük bir başarı elde etti.

Başarı çalışması nedeni ile ilk üçe giremeyen ancak çalışması ilk üç için çekişen Gazi İlköğretim Okulu öğrencisi Melisa Teke‘ye başarılı çalışması nedeni ile Jüri Özel Ödülü verilmiştir.

4 öğrencimiz Lions MD 118-R Yönetim Çevresi Genel Yönetmen Özel Ödülü’nü aldılar.

19 Öğrencimiz “Sergilenmeye Değer Eser” kategorisinde ödül almışlar ve ilçemiz toplam 25 ödül ile büyük başarı kazanmıştır.

Bu başarıları nedeni ile öğrencilerimizi ve kendilerine büyük destek veren resim öğretmenlerimizi ve okullarımızı kutlamak isteriz.

Ödül Alan Öğrencilerimiz:

(1) Lions 118-R Yönetim Çevresi, Ege-Akdeniz Bölgesi 3.sü:

İrem Aydoğan, Mustafa Karslıoğlu İlköğretim Okulu

(2) Lions 118-R Yönetim Çevresi, Ege-Akdeniz Jüri Özel Ödülü:

Melisa Teke, Gazi İlköğretim Okulu

(3) 118-R Genel Yönetmen Özel Ödülü: (4/20)

Verilen 20 Ödülden 4‘ünü Fethiye’den öğrenciler almaya hak kazanmıştır.

1. Meltem Kabak, Mustafa Karslıoğlu İlköğretim Okulu

2. Mahir Soner Arda, Özel Fethiye İlköğretim Okulu

3. Elif Aydoğan, Mustafa Karslıoğlu İlköğretim Okulu

4. Onur Oduncu, Çatalarık İlköğretim Okulu

(4) Sergilenmeye Değer Afiş Ödülleri: (18/78)

Verilen 80 Ödülden 19‘unu Fethiye’den öğrenciler almaya hak kazanmışlardır.

1. Başak Dontlu, Atatürk İlköğretim Okulu

2. İrem Güneş, Göcek Turmepa İlköğretim Okulu

3. Mehtap Ortaç, Gazi İlköğretim Okulu

4. Aysel Keskin, Özel Ata İlköğretim Okulu

5. Şehnaz Sena Ağansoy, Göcek Turmepa İlköğretim Okulu

6. Elif Hilal Tumuş, Özel Fethiye İlköğretim Okulu

7. Lara Sidekli, Özel Ata İlköğretim Okulu

8. Pınar Talaş, Özel Ata İlköğretim Okulu

9. Ceylan Aykutalp, Patlangıç İlköğretim Okulu

10. Ayşe Nur Aykurt, Karagedik İlköğretim Okulu

11. Tuğba Kurt, Patlangıç İlköğretim Okulu

12. Gökhan Kurt, Çatalarık İlköğretim Okulu

13. Zeynep Ürkmez, Özel Şehit Fethibey İlköğretim Okulu

14. Emine Tekeli, Özel Fethiye İlköğretim Okulu

15. İrem Sultan Yeşilot, Yusuf İzzet Gökçe İlköğretim Okulu

16. Eylül Diri, Özel Fethiye İlköğretim Okulu

17. Oğuzhan Yeşilot, Yusuf İzzet Gökçe İlköğretim Okulu

18. Meryem Öneş, Özel Ata İlköğretim Okulu

19. Şevval Kaya, Mustafa Karslıoğlu İlköğretim Okulu

Yarışmaya katılan 519 afiş arasından bu ödülleri kazanan öğrencilerimizi, yarışmaya katılan 150′yi aşkın Fethiyeli öğrencimizi, kıymetli resim öğretmenlerimizi yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

İlçemizi ve Göcek’i de içeren bölgemizi Ege Akdeniz Bölgesinde çok başarılı bir şekilde temsil ettiler.

Fethiye İlçemizdeki ödül töreni 4 Mayıs 2011 tarihinde yapılırken, LIONS Ege Akdeniz MD 118-R Yönetim Çevresi’nin ödül töreni 23 Mayıs 2011 tarihinde İzmir Ticaret Odası’nda sergi ile birlikte yapılacaktır.

Bu Uluslararası Yarışmaya öğrencilerinin katılımını sağlayan ve başarılarında büyük gayretleri olan kıymetli resim öğretmenlerimiz:

Sn. Fatma Zekiye KAYSERİLİ MUSTAFA KARSLIOĞLU İlköğretim Okulu

Sn. İsa ARIKAN GAZİ İlköğretim Okulu

Sn. Funda ÇIRPAN ÖZEL FETHİYE İlköğretim Okulu

Sn. Sevim AĞIR ÇATALARIK İlköğretim Okulu
Sn. Belgin KOYUNCU KARAGEDİK İlköğretim Okulu
Sn. Güler SAYINDI ÖZEL ATA İlköğretim Okulu
Sn. Jale YILDIR ATATÜRK İlköğretim Okulu
Sn. Alkan ÇUHADAR ÖZEL ŞEHİTFETHİBEY İlköğretim Okulu
Sn. Funda YEŞİLOT YUSUF İZZET GÖKÇE İlköğretim Okulu
Sn. Esra SEYHAN GÖCEK TURMEPA İlköğretim Okulu
Sn. Nermin AKBALIK PATLANGIÇ İlköğretim Okulu
Yarışmaya katılmak için zaman ayıran diğer tüm öğrenci, öğretmen ve okullarımızı da Fethiye İlçemizi ve yöremizi Türkiye’de ve Dünya’da resim dalında tanıtmak adına katkılarından dolayı kutluyoruz.

Barış Afişi Yarışması’nın İlçemizdeki takibini titizlikle yapan ve başarıda büyük katkıları olan Derneğimizin Barış Afişi Komitesi Başkanı Sn. Ln. Ayşegül Önder ve Komite Üyeleri Sn. Ln. Seniha Öztürk, Sn. Ln. Nurcan İnce, Sn. Ln. Fügen Köksal ve Sn. Ln. Funda Çavdar’a da hem Fethiye Lions Kulübü Derneğimiz hem de İlçemiz adına teşekkür etmek istiyorum.

Öğrencilerimizin başarılarını yürekten kutluyor, devamını diliyor ve önümüzdeki yıllarda da Barış Afişi Yarışması’na katılımları bekliyoruz. Fethiye Lions Kulübü Derneği’miz bu yıl farklı vesileler ile “Şiddetsiz İletişim” konusuna dikkat çekti. Bu gibi çalışmaların gençlerimizi barış üzerine düşünmeye sevk etmesini ve barış ruhunu yaşatmasını diliyoruz.

Bu yıl Dünya birinciliğini Hindistan’dan 11 yaşında bir öğrenci kazandı. 23 yıldır yapılan yarışmada 1994-1995 yılı döneminde bir Türk öğrenci Zeynep Güleç Dünya birinciliğini almıştı. İleri ki yarışmalarda Fethiye’den Dünya birinciliğini kazanan bir öğrencimiz olmasını yürekten diliyoruz.

Ödül törenlerinde bizleri kabul eden Fethiye Halk Kütüphanesi Müdürü Sn. Orhan Balcı ’ya yürekten teşekkür ediyoruz ve Kütüphanemize bugünün anısına Türkçe’ye yeniden kazandırılan Marshall Rosenberg’in “Şiddetsiz İletişim” kitabını ve Rahmetli Prof. Dr. Nezihe Sönmez hocamızın “Atatürk Diyor ki” kitabını hediye edeceğiz.

Saygılarımla,

Zeynep Kocasinan

Fethiye Lions Kulübü Derneği

2010-2011 Dönemi Başkanı

7 Mart 2011 Pazartesi

Dünya Kadınlar Günü'nün 100.Yılı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Birleşmiş Milletlerin 1975 yılında ilan edilen “Dünya Kadınlar On Yılı” çalışmaları ile daha geniş olarak duyulan ve Türkiye’de “Türkiye 1975 Kadın Yılı” Kongresi ile ele alınmaya ve 1921'den beri kutlanmaya başlanmasına rağmen 1975'dan sonra daha etkin olarak yaşamımıza giren bir gün. 2011 yılında Dünya Kadınlar Günü’nün 100. Yılını kutlamaktayız. İlk defa 19 Mart 1911 yılında Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de kullanan Dünya Kadınlar Günü, 1975 yılının Birleşmiş Milletler tarafından “Uluslararası Kadın Yılı” olarak ilan edilmesiyle her yıl 8 Mart’ta kutlanan bir güne dönüşmüş.

Dünya Kadınlar Günü eski doğu bloku ülkelerinde ve Rusya’da politik içerikler taşıyan bir gün olarak kutlanırken dünyanın kimi köşelerinde erkeklerin kadınlara saygı, sevgi ve hürmet göstermek için imkân buldukları bir gün olarak yaşanıyor. Birleşmiş Milletlerin çalışmalarını dikkate alan ülkelerde ve toplumlarda ise kadının haklarının ve sorunlarının ele alınabildiği bir ortam yaratıyor.

Dünya Kadınlar Günü kadınların kadın olmayı kutladıkları bir gün değil. Toplumun yarısını oluşturan kadınların bir günü olması kadınların yaşamdaki sorunlarının başka bir ifadesi aslında.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon her yıl geleneksel olarak yapılan 8 Mart açıklamasında 8 Mart 2011 tarihli açıklamasında şu konulara değiniyor:

100 yıl önce kadın eşitliği ve kadının güçlenmesi kavramlarının dünya için çok uzak kavramları olarak görülmesin rağmen büyük yol alındığı, ancak dünyanın birçok köşesinde kadının ikinci sınıf vatandaş olmaktan henüz çıkamadığı,

Kadına eğitim hakkı verilmesi konusunda eksiklerin devam ettiği,

Kadına yönelik, özellikle yakın aile bireyleri tarafından uygulanan her türlü şiddetin önlenmesi ve kadınların bu konudaki haklarının korunması konusuna büyük önem verilmesi,

Kadın ve çocuk sağlığı üzerine çalışılması.

Genel Sekreter Ban Ki-moon açıklamasında bu yıl Dünya Kadınlar Günü teması olarak “Kadınları eğitim, öğrenim, bilim ve teknolojiye ulaşmaya eşit imkânlara sahip olması” kavramının belirlendiğini aktarıyor. Ayrıca dünyada barışın hüküm sürdürdüğü sürdürülebilir bir yaşam için kadının sosyal yaşamda ve iş yaşamında mutlaka erkekler ile eşit ve tam katılım hakkına sahip olmasının şart olduğunu da vurguluyor.

Bugün bazı soruları sormanın zamanı.

Başarılı kadınlarımıza sahip çıkıyor muyuz?

Başarılı genç kızlarımıza sahip çıkıyor muyuz? Bir kız çocuğunun bir başarı elde ederken yaşıtı bir erkek çocuğuna göre kat kat fazla zorluklar ile karşı karşıya geldiğinin farkında mıyız?

Bir kız çocuğu “Sen kızsın yapamazsın, sen kız çocuğusun başaramazsın,” sözlerini kendi ailesinde duymasa okulda, orada duymasa sokakta, televizyonda duyuyor. Yüzlerce defa duyuyor. Bir kız çocuğu başarma gücü olmadığı, başarmaya hakkı olmadığına dair inançlarla büyüyor. Bu yüklerin altından güneşe ulaşmaya çalışan bir çiçek gibi eğiliyor, bükülüyor.

Fethiye İlçemiz gerçekten kadınlarının aktif olarak çalıştığı, sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığı, iş ve sosyal yaşama katkıda bulunabildiği bir yer. Dünyanın ve Türkiye’nin birçok köşesine göre çok şanslıyız. Ancak şiddet halen birçok kadının yaşamında gündelik bir gerçek. Bu gerçeğin ışığında yetişen kız erkek tüm çocukların yaşamında şiddetin varlığı inkâr edilemez.

Bizler Fethiye Lions Kulübü Derneği olarak, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde hayatımızdan şiddeti kaldırmanın en önemli adımının dilimizden, konuşmalarımızdan şiddeti çıkarmak olduğuna inandığımızı paylaşmıştık. Bu Dünya Kadınlar Günü’nde kadın erkek tüm insanların kendilerini gerçekleştirebilecekleri, yaşama katkıda bulunabilecekleri sağlık, eğitim ve iş imkânlara sahip olmalarını dilerken, sizleri tekrar yaşamınızda “Şiddetsiz İletişim – Yürekten İletişim” kullanmaya davet ediyoruz.

Dünya Kadınlar Günü’nün tüm yıl taşıyabileceğimiz farkındalıklar getirmesi dileklerimizle.

17 Aralık 2010 Cuma

E-Bülten

Lions 118-R Yönetim Çevremizin Eylül 2010 ayına ait e-Bülten'i yayınlandı.


1 Eylül Dünya Barış Günü nedeni ile yayınladığımız Şiddetsiz İletişim basın bülteni Yönetim Çevremizin e-bülteninde yer aldı.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Yaşamımıza Barış Nasıl Gelir?

Fethiye Lions Kulübümüz 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeni ile aşağıda yer alan basın açıklamasını yapmıştır.

________________________________________

1 Eylül Dünya Barış Günü: Yaşamımıza “barış” nasıl gelir?
Barış için “Şiddetsiz İletişim”


Dünyada barış bireysel yaşamlarımızda barış olmadan mümkün olabilir mi?
Birey olarak her birimizin yaydığı enerji bütünü, hepimizi etkiliyor. Sözlerimizin gücünü bizi etkiliyor. Sözlerimizin gücü konuştuğumuz her insanı etkiliyor. Etkilerinin farkında mıyız?
Biz Fethiye Lions Kulübü olarak Fethiyelileri 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde “Şiddetsiz İletişim” kullanmaya davet ediyoruz. Yaşamımızın bundan sonraki günlerinde, aylarında, yıllarında şiddeti her şekli ile hayatlarımızdan çıkarmak niyetiyle.
Şiddeti içimizden nasıl çıkarabiliriz? Öfkeyi ortaya çıkmadan nasıl sakinliğimizi ve sevgi hislerimizi koruyabiliriz? Yaşamda karşımızda çıkan olumsuzluklara rağmen iletişim kurarsak şiddetten uzak kalmayı nasıl başarabiliriz?
Bu tekniği anlatman ve öğretmek adına Fethiye Lions Kulübümüz, ilki 16 Eylül 2010 Perşembe günü olmak üzere, eğitim, seminer, workshop ve konferanslar düzenleyecektir.
...
“Şiddetsiz İletişim” dünyada en çok konuşulan iletişim tekniklerden bir tanesi. Dünyamızdaki sosyal ve siyasal tartışmaların aşılmasında, dünyada barışa dair kullanılabilecek en güzel araçlardan bir tanesi. Bu yaklaşımındünyada kullanılmakta olan adı Nonviolent Communication, yani şiddetsiz iletişim. İçinde şiddet kelimesi geçiyor. Söylediğimiz ve odaklandığımız şeyleri yaşamımıza çektiğimizi belirten birçok öğretiyi dikkate alınca bu ifade şiddet kavramını çalışmanın içine getirmiş oluyor. Bu nedenle bu çalışmayı “Yürekten İletişim” olarak adlandırmak isteyen hocalar var. Ve bu isim, bu ifade benim de yüreğime doğru geliyor. Yürekten iletişim kurmak asıl hedefimiz gibi geliyor.

Marshall B. Rosenberg tarafından geliştirilen bu tekniğe dair kendisinin yazdığı kitaplar var. En çok bilinen kitabının adı Şiddetsiz İletişim. Ancak Bolu'daki bir çalıştay vesilesi ile bu kitabın baskısının tükenmiş olduğunu öğrendim. Üzüldüm, özellikle de yayınevinin tekrar basmayı düşünmediğini öğrenince. Verilen bu bilgiye güvenmeyip internet üzerinden kontrol ettim. Evet, baskısı tükenmiş. Dünyanın ve ülkemizin belki de en çok ihtiyacı olan kavramlardan biri şiddetsiz iletişim. Sonra liseden biyoloji öğretmenimin bu kitabın yeni Türkçe tercümesini yapmakta olduğunu öğrendim ve tekrar çok sevindim. Bu önemli kitabın en kısa zamanda tekrar Türkçe baskısının çıkmasını diliyorum. İngilizce bilenlerinize mutlaka hemen okumanızı öneriyorum. Yaşama bakış açısını derinden değiştiren bir yaklaşım.

Türkçe kitabı hemen temin etmek mümkün olmadığı için Marshall Rosenberg’in şiddetsiz iletişim tekniği ile ilgili bazı notaları paylaşmak istiyorum. Belki konuya bir giriş olur. Bu teknikleri yaşamımızın içine almak zaman ve gayret gerektiriyor, ama bir yerden de başlamalı.

Şiddetsiz İletişim nedir?

Şiddetsiz İletişim farklı bir iletişim şekli. Anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması ve şiddetin yaşamımızdan çıkarılması niyeti ile bir konuşma tarzı diyebiliriz.

Şiddetsiz İletişim’in altında yatan bazı temel düşünceler var. “İnsanın yaptığı her şeyin karşılanmamış ihtiyaçları karşılamak için bir girişim olduğu” bunlardan bir tanesi. “İhtiyaçları rekabet yerine işbirliği içinde karşılamanın herkes için daha sağlıklı olduğunu ve insanların başkalarının iyiliğine kendi iradeleriyle katkıda bulunabildikleri zaman, bundan doğal olarak keyif aldıklarını” anlamamızı sağlayan bir yaklaşım.

Marshall Rosenberg kitabına Carl Rogers’a teşekkür ile başlıyor. Kendisi ile çalışma fırsatı bulduğu ve aktarmak istediği konuların temelinde onunla araştırma şansı bulduğu ilişkilerin yapıcı öğelerinin keşfi yattığı için.

Bu iletişim tarzı yaşamımızda aktif şiddet olan fiziksel şiddetten belki daha yaralayıcı olan pasif sözel şiddetin ne kadar da yaygın olduğunu ve hayatımızı nasıl da derinden etkilediğini fark etmemizi sağlıyor.

Şiddetsizlik bir teslim olma tarzı değil. Yani bize yapılan haksızlık varsa bunlara göz yummak veya şiddete korumasızca karşı çıkmak anlamına gelmiyor. Şiddetsiz İletişim ihtiyaçlarımızın, duygularımızın, yaşadıklarımızın farkında olarak kendimize ve benliğimize daha derinden sahip çıkmak anlamına geliyor esasında.

Dil değişimde çok büyük bir etken. Enerji çalışmalarında sesin frekansının ve kullandığımız kelimelerin enerjilerinin bize etkisi üzerinde çok konuşuluyor. Burada sözlerin ifade ettikleri üzerinde duracağız, ve söylediklerimizin ilişkilerimizi nasıl yarattığını göreceğiz.
Marshall Rosenberg’in sorduğu iki ana soru var:

- “Ne oluyor da şefkatli yapımızdan kopuyoruz, parlıyor ve şiddete yöneliyoruz?”

- “Ve nasıl oluyor da bazı insanlar en kışkırtıcı koşullarda bile doğalarındaki şefkati korumayı becerebiliyor?”

Çok kuvvetli iki soru. Yaşama, insana ve ilişkilere derinden bakmamıza neden olan iki soru.

*

Şiddet kelimesi özel bir tarif getiriyor Rosenberg. “Yüreğimizdeki şiddet dindiği zaman, doğal şefkatimize kavuştuğumuz durumu anlatmak için kullandığımı belirtmek isterim,” diyor.

Bu iletişimin temelinde tepkisel olarak davranmak ve aklımıza gelivereni söylemek yerine, bir olay karşısında veya bir konuşmada ne algıladığımızı, ne hissettiğimizi ve ne istediğimizi fark etmemizi sağlayan bir sistem.

Burada açıklık ve dürüstlük var. Aynı zamanda karşımızdaki kişiye saygı ve anlayış ile yaklaşan bir tarz var. Kendimizin ve başkalarının ihtiyaçlarının, derinlerde olan ama ilişkiyi etkileyen ihtiyaçlarının farkında olmayı hedefleyen bir tarz bu.

*

Şiddet ile karşılaştığımızda genelde ya kaçıyoruz ya da saldırıya geçiyor ve saldırı varsa buna aynı şekilde karşılık veriyoruz. Kaçmak, direnmek, savunma ve saldırıya geçmek bizi genelde mutlu eden sonuçlar getirmiyor. Yakınlaşma sağlamıyor.

Şiddetsiz İletişim 4 ana unsurdan oluşuyor:

1- Gözlem
2- Duygular
3- İhtiyaçlar
4- İstek/Rica


Şiddetsiz İletişim bu dört unsuru ifade ederek iletişimi sağlamayı hedefliyor.

Gözlem: Birinci adımdır. Bir konu hakkında konuşacağınız zaman, yaşananları tarafsız bir kameranın gözünden açıklamayı ve tarif etmeyi içerir. İki kişi arasında yaşanmış bir olay veya diyolog varsa buna yorum katmadan aynen yaşadığı şekilde durumun ve yaşananların tarif edilmesini içerir.

Örneğin: Eşinizin söz verdiği şekilde sofrayı toplamaya yardım etmediği ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorsunuz. Öncelikle gözlem bölümü ile, yani olanların tarifsiz bir ifadesi ile başlamanız öneriliyor. “Bu akşam yemeğin bittikten sonra masadakilerin hiçbirini alıp mutfağa götürmeden salondaki televizyonun karşısına oturarak diziyi seyretmeye başladın…”

Duygular: Yaşananların bize hissettirdiklerini paylaşmanın önemi vurgulanıyor. Hislerin paylaşımı iletişimi açıyor.

Örneğin: “Bunu yapman beni önemsiz ve yalnız hissettiriyor.”

İhtiyaçlar: Ruhumuzun benliğimizin ihtiyaçlarının karşılanmaması ilişkilerimizde sıkıntı yaşamamıza neden olan temel nedenler. Bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için ise bu ihtiyaçlarımızı telaffuz etmemiz, söylememiz gerekiyor. Bazen bu ihtiyaçlarımızın biz de farkında olmayabiliriz, ama bakmamız gerekiyor. Ve ifade etmemiz. Böylelikle kendimizi anlatma ve aynı zamanda anlaşılma şansımız var.

Örneğin: “Evin işlerinin tamamlanması için desteğe ihtiyacım var. Fiziksel olarak yorgun hissediyorum ve işleri tamamlamak için fiziksel olarak desteğe ihtiyacım var.”

İstek/Rica: Bu bölüm ihtiyacımızın karşılanması için karşımızdaki insandan bir talepte bulunduğumuz bölümdür. Söz ile isteğimizi rica ederiz. Burada önemli olan bu ifadenin gerçek birrica olmasıdır. Yani karşımızdaki kişiye ihtiyacımızı belirttiğimiz şekilde karşılayıp karşılayamayacağını sormuş oluruz. Burada esnek olmalıyız. ‘Hayır’ cevabı alabiliriz, ama bir diyalog başlamış olur. Ve başka ricalar ile hem bizi hem de karşımızdakini tatmin eden bir çözüme ulaşma şansımız artar.

*

Bu dört unsuru ifade ederken esas olan dürüst ve açık olmak ve son istek/rica aşamasında karşımızdaki insanı da açık yüreklilik ile dinlemek. Etkin dinleme, derin dinleme Şiddetsiz İletişimin en önemli unsurlarından biri. Belki de tüm bilgiyi ve tekniği bir araya getiren temel özelliği.

Şiddetsiz İletişimi uygulamak için her iki tarafında bu teknikleri bilmesi şart değil. Bir tarafın bilmesi akışı yönlendirmeye yeterli olabiliyor. Bu iletişim tarzı aile ilişkilerinde, okul yaşamında, iş hayatında, danışmanlık çalışmalarında, her türlü pazarlık, anlaşma ve iletişin problemlerinin çözümlenmesinde kullanılabiliyor.

Rosenberg’e göre Şiddetsiz İletişim “doğal şefkatimizi ortaya çıkararak, kendimizle ve birbirimizle bağ kurmamıza yardımcı oluyor.” Ve dünyadaki birçok aktarılan örnek bu düşüncenin gerçek olduğunu ortaya koyuyor.

Yaşamınıza biraz daha huzur, anlayış ve sevgi getirmek için siz de denemeye ne dersiniz?


Zeynep Kocasinan

Fethiye Lions Kulübü Başkanı