FETHİYE LİONS KULÜBÜ DERNEĞİ



FETHİYE LIONS CLUB



Hizmet Ediyoruz - We Serve

Hizmet Ediyoruz - We Serve
Fethiye Altı Nokta Körler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fethiye Altı Nokta Körler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2010 Pazar

Engelliler Şenliği'ne Katıldık...





Marmaris Yalı Lions Kulübünün düzenlediği Engelliler Haftası Şenliğine Fethiye Lions Kulübü olarak Fethiye'de bulunan 65 engelli öğrencimiz, öğretmenleri ve biz kulüp üyeleri olarak toplam 90 kişi 3 otobüs olarak katıldık. Şenliğe katılan engelli öğrencilerin göstermiş olduğu başarılı etkinliklerlerle bir daha''ENGELLER BAŞARIYA ENGEL DEĞİLDİR''sloganının ispatı gerçekleştirilmiştir...

19 Ocak 2010 Salı

"Engeller Başarıya Engel Değil" Kampanyası Basın Bildirisi


Fethiye Lions Kulübü Derneği, Fethiye Altı Nokta Körler Derneği, Fethiye İşitme Engelliler Derneği ve Fethiye Halk Kütüphanesi 19.Ocak.2010 Salı günü Saat 15:00’de Fethiye Kültür Merkezi Sergi salonunda “Engeller Başarıya Engel Değil” Kampanyasının duyurusunu yapmak, görme ve işitme engellerine dikkat çekmek için toplanıyorlar.

***

İlçemizdeki görme ve işitme engelli çocuklara ve ailelerine destek vermek ve çocukların ve gençlerin içlerindeki tüm potansiyelin ve yeteneklerin ortaya çıkmasına imkân sağlamak en büyük arzumuzdur.

Engellerlilere destek verme ve imkân yaratmada birlikte çalışmalıyız. Destek vermek
1880-1968 yılları arasında yaşayan Amerikalı Helen Keller’in kendi kaleme aldığı yaşam hikayesi bizlere motivasyon verdi. 19 aylıkken geçirdiği bir rahatsızlık nedeni ile görme ve işitme engelli olan Amerikalı Helen Keller bilgili ve sabırlı öğretmenlerinin, özellikle hayat boyu ona destek olan efsanevi öğretmeni Anne Manfield Sullivan’ın desteği ile konuşmayı ve okumayı öğrenmekle kalmaz, 1900 yılında yirmi yaşında girdiği Amerika Birleşik Devletleri’nin en iyi okullarından biri olan Radcliffe’i zamanında dört yılda bitirerek Pedagog olur. Radcliffe günümüzde Harvard Üniversitesi ile birleşmiş olan bir kızlar okuludur. Bayan Keller bu okuldan lisans derecesi olan ilk kör-sağır kişi olur. Ana dili olan İngilizce’ye ek olarak Latince, Almanca, Fransızca, Rusça öğrenir. 5 dilen bilen Helen Keller engellerine rağmen başardıkları ile dünyaya çok iyi tanınan bir kişi ve engelliler için rol model olur. Yazdığı makaleler ve kitaplar ile engellilerin konularına dikkat çeker. Amerika Görme Engelliler Vakfında ve birçok farklı organizasyonda yer almış ve dünyanın farklı yerlerine giderek çalışmalar yapmıştır. Yaşamı boyunca birçok üniversiteden onursal doktora dereceleri almıştır.

Helen Keller 1925 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri’nin ABD Ohio’da yapılan Genel Kurul’larına katılmış ve toplantıda bulunan 7500 üyeye seslenerek, Lions Kulübü üyelerinin ‘Görme Engellilerin Şövalyeleri’ olmalarını istemiştir. Bayan Helen Keller halk arasında “körlerin meleği” unvanı ile anılmaktadır. Bu olay Lions Kulüplerinin göz nurunu koruma programına eğilmelerine ve önem vermelerine neden olur. Lions Kulüpleri dünyada ve Türkiye’de göz sağlığı ve görme engeli tedavileri hakkında çok büyük çalışmalar yapmışlar ve yapmaya da devam etmektedirler. Göznurunu Koruma Vakfı ve Altı Nokta Körler Vakfı üyelikleri vardır.

1971 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri bu defa “Duymayı Koruma ve Sağırlarla Çalışma Programı”nı başlatmış ve işitme engellilere yönelik çalışmaları programına almıştır. Bilinçlenme, tarama, erken tedavi, rehabilitasyon ve duyma yardımı bankaları kurulması gibi farklı çalışmalarda önderlik etmiştir.

Helen Keller bir görme engellidir, bir işitme engellidir, aynı zamanda 1902-3 yılında kendi yaşamını yazdığı “Story of My Life (Hayatımın Hikâyesi)” – Türkçe’deki kitap adı ile “Her Şey Su İle Başladı” yıllardır milyonlarca insanın yaşama ve engellere bakış açısını değiştirmiş ve harekete geçmeye teşvik etmiştir. Üniversite yıllarında yazdığı bu kitap 50 dile çevrilerek bir dünya klasiği olmuştur, yayınlanmasını üzerinden yüz yıldan fazla geçmesine rağmen güncelliğini korumaktadır.


Helen Keller’in, 1847-1922 yılları arasında yaşayan ve telefonun mucidi olan Alexander Graham Bell ile dostluğu da hayatına büyük anlam katmış ve yazdığı hayat hikâyesini de ona ithaf etmiştir. Alexander Graham Bell’in annesi doğuştan işitme engelliydi ve Graham Bell’in babası ve dedesi yaşamlarını işitme engellilere destek olmaya adamışlardı. Bay Bell’in eşi de dört yaşından beri işitme engelli olan bir hanımdı. Onun işitme engelliler için yaptığı çalışmalar telefon gibi icatlarının gölgesinde kalmış ve yeterinde duyulmamış, tanınmamıştır.

Helen Keller dünyadaki en iyi üniversitelerden birinden mezun olmak ve 5 dil bilmek dışında görme ve işitme engelli biri olarak spor da yapabildiğini göstermiştir. Yüzme öğrenmiş, bisiklete binmiş, dümeni bir arkadaşının tutması ile kürek çekmiştir. Dünyayı odasında oturarak değil dışarıda dokunarak, hissederek, koklayarak tanımış ve yaşamıştır.

1953 yılında Helen Keller’in hayatı hakkında bir belgesel film yapılmış ve Oscar ödülü almıştır.

Görme ve işitme engelli Helen Keller diyor ki: “İnsanın ancak duyma ve görme yoluyla çevresini algılayabileceğine inananlar benim kırlarda ya da şehirde yürümek arasında – kaldırımların farklılığı dışında – ne fark bulduğumu merak ediyorlar. Unuttukları bedenimin canlı olduğu…”

Halk Kütüphanemizde bu projeye destek vererek sizleri Helen Keller’in hayat hikâyesini ve kütüphanede keşfetmenizi bekleyen bilgi ve macera dolu diğer kitapları okumaya davet etmektedir.
Görme ve işitme engellilere yönelik çalışmalarımızı öğrenmek üzere bizlerle irtibatta olunuz.

Ayrıca Fethiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Fethiye Rehberlik Araştırma Merkezi’nin her yaştan tüm engellilere hizmet ve destek vermekte olduğuna hatırlatmak isteriz.

Hedefimiz ve arzumuz özelikle ilçemiz ve yöremizdeki engelli gençlere engellerinin başarılarına engel olmaması için destek vermek, dünyada Helen Keller gibi zorluklara rağmen başarıya ulaşan yerli ve yabancı engellilerin yaşam öykülerini paylaşarak farkındalığımızı artırmak.

Çalışmalarımız devam ederken, sizleri öncelikle Halk Kütüphanemize Helen Keller’in ilham veren hikâyesini okumaya davet ediyoruz. İlginize teşekkür ederiz.

Fethiye Altı Nokta Körler Derneği, Sn. Mehmet Üstün
Fethiye Lions Kulübü, Sn. Nurcan İnce
Fethiye İşitme Engelliler Derneği, Sn. Abdullah Emre Doğanoğlu
Fethiye Halk Kütüphanesi Müdürü, Sn. Orhan Balcı

18 Ocak 2010 Pazartesi

19 Ocak Çalışması Öncesi Basında Çıkan Haberlerden...


Fethiye Gündem 'den...

http://www.fethiyegundem.com/?mxz=haber&hid=435

*-*-*

Haber'den alıntılar...

"Yaşam içerisinde büyük zorluklar yaşayan ancak sıkıntılarını kalıcı çözümler üretmekte zorlanan işitme ve görme engellilerin sorunlarına dikkat çekip, ilgili ve yetkililerin bu konularda çalışmalar yapmasını sağlamak amacıyla Fethiye’de Lions Kulübü önderliğinde bir çalışma yapılacak.

19 Ocak Salı günü Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlikte bebekken geçirdiği bir rahatsızlık sonucunda konuşma, görme ve işitmesini kaybeden Amerikalı Helen Keller’in yazdığı kitabın tanıtımı da yapılacak.

Fethiye Altı Nokta Körler Derneği, Fethiye İşitme Engelliler Derneği ve Fethiye Halk Kütüphanesinin destek verdiği etkinlik Salı günü saat 15,00’de başlayacak.

Hellen Keller'in Örnek Alınası Yaşam Öyküsü

Helen Keller1880 yılında ABD’nin Tuscumbia şehrinde doğduğu zaman son derece sağlıklı bir bebekti.

18 Aylık oluncaya kadar da ciddi bir sağlık sorunu olmadı küçük kızın. Ama iki yaşını doldurmaya birkaç ay varken ateşli bir hastalık geçirdi. Hastalığının tedavisi bitip, yaşamsal tehlikeyi atlattığında Helen Keller’in yaşamı tümüyle değişmişti. Çevresindeki birçok kişi Helen Keller’in geçirdiği ateşli hastalık nedeniyle zihinsel yeteneğini yitirdiğine inanıyorlardı. Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde çevresinde olan biteni çok az anlaması, ele avuca sığmazlığı, asiliği bu inanışın onaylandığının göstergesiydi.

Helen Keller’in geçirdiği hastalık onu konuşma, görme ve işitme engelli yapmıştı ama hiç kimse onun zihinsel yeteneklerinin farkında değildi henüz.

Konuşma, görme ve duyma engelli Helen Keller’in asıl yaşamı ise 1887 yılının Mart ayında, yedi yaşına girmesine çok az kala başladı.

Perkins Görme Engelliler okulundan yeni mezun olan, 20 yaşındaki genç öğretmen Anne Mansfield Sullivan, Helen Keller‘a öğretmenlik yapmak üzere Tuscumbia şehrine geldiğinde, karşısında duran konuşma, görme ve işitme engelli küçük kızın insan beyninin doğru kullanıldığında olağanüstü bir kapasitesi olduğunu tüm dünyaya göstereceğini bilmiyordu.

Öğretmen A. Sullivan, Perkins Görme Engelliler okulundaki öğrencilerinin Helen’e götürmesi için yaptıkları oyuncak bebekle başladı işine. Elleri ile Helen’in ellerine “b-e-b-e-k” sözcüğünü heceledi. O’nun nesneler ve harfler arasında bir bağlantı kurmasını sağlamak istiyordu. Helen harfleri doğru olarak yapmasını çok hızlı öğrendi ama bunu yaparken henüz bir sözcüğü hecelediğini ya da böyle bir sözcük olduğunu bilmiyordu.

Bir gün Helen ve öğretmeni bahçedeki tulumbanın yanına gittiler. Öğretmen tulumbadan suyu çekerken Helen’in elini akan suyun altına tuttu. Soğuk su Helen’in bir eline akarken, öğretmen diğer eline “s-u” sözcüğünü önce yavaş, sonra hızlıca heceledi. İşte o anda Helen’in kalbi yerinden fırlarcasına çarpmaya başladı. Öğretmenin vermeye çalıştığı mesajı almıştı. Yaşamının ilk 18 ayında zihninde yer etmiş olan tek sözcüktü su. Bu tek sözcükten yola çıkarak dokunduğu nesnelerle harfler arasında bir bağlantı olduğunu, her nesnenin sözcüklerle ifade edildiğini anladı. Ogün akşam karanlığına dek 30 sözcük öğrenmişti Helen.

Bu Helen Keller’in eğitiminin başlangıcıydı.

Önlerinde uzun ve engellerle dolu bir yol vardı. Ama Helen yenilgiye uğramayı kabullenmektense durmasızın çalışarak mücadeleden başarıyla çıkmayı seçmişti.

Kısa sürede alfabeyi öğrendi. Sonra elini kullanarak yazmaya ve görme engelliler için hazırlanmış yazıları okumaya başladı.

Öğretmen A. Sullivan ve Helen Keller kısa sürede ayrılmaz bir ikili oluşturdular.

Helen Keller 10 yaşına geldiğinde konuşmayı öğrenmeye karar verdi. Norveç’te görme ve işitme engelli küçük bir kızın konuşmayı başardığından haberi olmuştu. Kendisine duyduğu sonsuz güvenle “Bir başkası başardıysa, ben de başarabilirim” diyordu. Böylece Horace Mann okulundan gelen Bayan Sarah Fuller ile konuşma derslerine başladı.

Şimdi önünde yeni bir hedef vardı Helen Keller için: “Bir gün Koleje gideceğim” diyordu. Helen Keller için “vazgeçmek” yoktu.

Önce Radcliffe Kolejine hazırlık okulu olan Cambridge Okuluna başladı, 1904 yılında ise Edebiyat Fakültesi diplomasını aldı. Tüm eğitimi ve çalışmaları sırasında öğretmeni A. Sullivan daima yanındaydı. Öğrencisinin başarısı için çabalıyor, Helen’le birlikte ardı ardına kitaplar okuyor, konferanslara katılıyordu.

Öğretmen A. Sullivan’ın 1905 yılında tanınmış bir sosyalist olan John Macy ile evlenmesi, öğretmen ve öğrencisini amaçlarından uzaklaştırmadı. Helen öğretmeninin evinde yaşamaya başladı. Bay ve Bayan Macy onun tüm çalışmalarında, etkinliklerinde ellerinden gelen yardımı gösterdiler. Öğretmen ve öğrencisi Helen’in bu uyumlu birlikteliği A.Sullivan’ın 1936 yılında ölümüne kadar sürdü.

Sonrasında Helen yalnız devam etti yoluna. Doğrusu çok da yalnız sayılmazdı.

Çabaları ile mucizeler yaratan Helen’i herkes tanıyordu. Zamanın birçok tanınmış kişisi ile güzel dostluklar kurdu.

Helen’in yaşadığı bir deneyim, görme engelli olmayanların da çoğu zaman “görmeden” yaşadıklarını öğretti ona.

Ormanda, parklarda gezintiye çıkan bir arkadaşına heyecanla sormuştu: “Haydi anlat, neler gördün ormanda?”

Arkadaşı Helen’in bu heyecanını anlamaktan uzak “Hiçbir şey” dedi: “Herkesin bildiği sıradan şeyleri gördüm. “

Helen aldığı yanıt karşısında büyük bir düş kırıklığı yaşamış ve arkadaşı adına çok üzülmüştü.

“Ben New York'un müzelerinde dolaşırken dokunduğum eşyaları keşfetmekten inanılmaz bir heyecan duyuyor, sözcüklerle anlatılmayacak kadar büyük bir mutluluk yaşıyordum” Dedi.

“Sen nasıl oluyor da görme engelli olmamana karşın çevrendeki güzelliklerin farkına varmıyorsun?"

Helen kendisi yaşamı parmak uçlarında hissederek yaşarken, fiziksel engelleri olmamasına karşın “görmeden, duymadan” yaşayanlara şöyle sesleniyordu: “Yalnızca üç gün daha görebileceğinizi düşünün. Nasıl tüm ayrıntıları gördüğünüzü anlayacaksınız. Üç gün daha işitebileceğinizi düşünün. Her bir sesin, her bir notanın nasıl özlemle ruhunuza dolduğunu göreceksiniz. Yaşanacak üç gününüz kaldığını düşünün. Yaşamın tüm saniyelerini nasıl özlemle yaşadığınızı göreceksiniz."

Helen yazılarını önce görme engellilerin kullandığı Braille daktilosunda yazıyor, daha sonra normal daktiloya geçiriyordu.

Helen’in Radcliffe’de okuduğu sırada aralıklarla yazmaya başladığı yaşam öyküsünü bitirmesi 50 yıl sürdü. “Benim Yaşam Öyküm” adını verdiği kitabı önce Ladies Home Journal’da kitap biçiminde seri olarak çıktı. Helen Keller’in en çok tanınan bu eseri günümüzde 50 den fazla dile çevrildi.

Helen Keller bir yandan yazılarını yazarken, diğer yandan üyesi olduğu Amerika Görme Engelliler Derneği ve Dünya Körler Birliği için ülke ülke dolaşarak konferanslara katıldı, yardımlar topladı.

Birçok kitap, makale, biyografi yazan Helen Keller etkinlikleri ve çalışmaları nedeniyle defalarca üstün hizmet ödülü ve çeşitli üniversitelerin onursal doktorasını aldı.

1946 ve 1955 yılları arasında beş kıtada 35 ülkeyi dolaşan Helen Keller gittiği her ülkede milyonlarca görme engelliye yaşama sevinci ve aydınlığı götürdü.

Helen Keller için yaşam, ya cesaret isteyen bir deneyim, ya da hiçti.

Helen Keller 1968 yılında 88’inci doğum gününe çok az kala Arcan Ridge’te öldü. Külleri tüm yaşamı boyunca ayrılmaz bir ikili oluşturduğu öğretmeni A. Sullivan’ın yanında yerini alan Helen Keller’i Senatör Lister Hill’in sözleri çok güzel tanımlıyor: “O, ölmedi, yaşamaya devam edecek. Helen Keller, hiç ölmemek üzere doğmuş, az rastlanan ölümsüz isimlerden birisidir. Tüm dünyaya, cesaret ve inancın sınırları olmadığını gösteren bu kadının kitapları okunduğu, öyküleri anlatıldığı sürece o yaşayacak. “